Psikososyal Risk Yatkınlığı Olan Ergenler İçin Geliştirilmiş Grup Çalışması Özel

psikososyal riskler

 

İnsan ilişkilerinin karşılıklı olarak sağlıklı ve dengeli başlatılması ve sürdürülmesi tarafların birbirini kabul ve anlayışla karşılamalarına bağlıdır. Bireyin duygularını ilişki içerisinde olduğu bireylere anlatabilmesi, kendi haklarını savunabilmesi, kendine ters gelen istekleri çevirebilmesi, gerektiğinde başkalarından yardım isteyebilmesi, insanlarda iletişimde istenilen niteliklerdir.

 Bu durum bireyin psikososyal gelişimi ve sosyal becerileri ile ilişkilidir. Bireyin gelişiminde önemli bir aşama olan ergenlik, değişimin hızlı olduğu ve yeni durumlara uyum  sağlamakta güçlük yaşanılan bir dönemdir.  Ergenlik döneminde çatışmalı ilişkiler ve karşılanamayan psikososyal ihtiyaçlar bireyi farklı  arayışlara yönlendirebilir. Yaşıtlarına göre sosyal beceri düzeyi beklenilen durumda olan ergen duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilir. Sosyal beceri düzeyini geliştirme fırsatı bulamayan ergenler çevresiyle ilişkilerinde uyumsuzluk yaşayabilir ve riskli davranışlar sergileyebilir. Psikososyal açıdan riskli davranışlar gösteren ergenlerin davranış ve tutum gelişimine katkı sağlamak amacıyla uygulamalı araştırma yapılmıştır.

Araştırmada, psikososyal risk yatkınlığı olan ergenlerin benlik algılarını geliştirmeye yönelik olarak yapılandırılan grup çalışmasının, ergenlerin olumlu benlik algılarına olan etkisi araştırılmıştır. Çalışma yapılandırılmıştır, 8 haftalıktır  ve deneysel nitelikte bir araştırmadır. Psikososyal risk yatkınlığı olan ergenlerin olumlu benlik algılarını geliştirmeye yönelik olarak yapılandırılmış olan grup çalışmasında, kendini tanıma, karar verme, kendini ortaya koyma, iletişim engelleri, olumsuz duygularla baş etme becerileri üzerinde farkındalıkları arttırmak amacıyla çalışılmıştır. Öntest ve son testte Offer Benlik İmgesi Ölçeği uygulanmıştır.  Çalışma grubu, yaşları 15-17 arasında değişen   lise öğrencilerinden    oluşmaktadır. Psikososyal risk altındaki ergenlere yönelik olarak geliştirilen grup çalışmasının, ergenlerin benlik algılarında, beklenilen doğrultuda olumlu farklılaşmanın ortaya çıkmasında etkili olmuştur.  Psikososyal risk yatkınlığı olan ergenlerin, kendini tanıma, karar verme, iletişim becerileri ve olumsuz davranışlarla baş etme becerileri açısından gelişim gösterdikleri ve farkındalıklarını arttırdıkları gözlenmiştir.

Jupp ve Griffits’in yaptığı araştırmada, utanan ve sosyal yönden izole edilmiş ergenlerde benlik kavramını değiştirmede iki ayrı sosyal beceri eğitimi uygulanmıştır.  Testin tekrarı yöntemi uygulanan araştırmada her iki grupta sosyal davranışlar yönünde ilerlemeler görülmüştür  (Akt: Öksüz, 1997, s.35). Bu araştırma da psiko-eğitim türünde yapılandırılmıştır.  Araştırmadan elde edilen bulgulara göre grup çalışmaları ergenlerin benlik gelişiminde etkilidir.

Reed tarafından sosyal beceri eğitiminin ergenlik çağındaki bireylerde depresyonu azaltmada etkili olup olmadığını anlamak için sosyal yeterlik, benlik değerlendirme ve etkili ifade becerilerinin geliştirmesi eğitimi uygulamıştır.  Yapılandırılmış öğrenme terapisi erkek ergenler üzerinde depresyonu azaltıcı bir unsur olarak önemli görülmüştür ( Reed, 1994, s.293).  Bu araştırmadan elde edilen veriler Reed’in araştırmasıyla benzerlik göstermektedir. Sosyal beceri ve benlik saygısıyla ilişkili ergenlere yönelik geliştirilen ve uygulanan grup çalışmasının etkili olduğu görülmektedir.

Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda ulaşılan sonuçlara bağlı olarak önerilere yer verilmektedir:

1. Psikososyal risk yatkınlığı olan ergenlerin benlik algılarını geliştirmeye yönelik olarak geliştirilen psikososyal grup çalışmasının, psikososyal risk yatkınlığı olan benzer özellikler gösteren ergenlere yönelik olarak uygulanması ve bu çalışmanın yaygınlaştırılması düşünülebilir.

2. Psikososyal risk yatkınlığı olan ve akran baskısı yaşayan ergenlerin, duygularını açmasını ve duygusal paylaşım yapmalarını sağlamak için etkileşim grupları yapılabilir. Bu bağlamda akranlar psikososyal risk yatkınlığı olan ergenin gelişimini destekleyebilir. Kendini açma ve özgüven düzeyi beklenilen düzeyde olan akranlarını model alan psikososyal risk yatkınlığı olan ergenler, grup etkileşimi ile kendini açma, özgüven ve hayır diyebilme becerilerini geliştirebilirler.

3. Kişinin yaşantısındaki etkisi yüksek olan kaygı, bireyin kendini gerçekleştirmesini engelleyen sorunlardan biridir. Kaygı seviyesi yüksek olan ve özerkliği gelişmemiş olan ergenlerin risk altında olduğu düşünülebilir. Psikososyal risk yatkınlığı olan ergenlere yönelik olarak bireysel ve grupla danışma, psiko-eğitim çalışmaları yapılabilir.

4. Olumlu benlik algısı ve kişilik gelişiminde aile içi ilişki ve iletişim düzeyinin önemli etkisi vardır. Bu bağlamda anne, baba ve diğer aile üyelerine, aile içi iletişimin beklenilen düzeyde doyumlu olması için üst düzeyde destek verilmesi düşünülebilir.

5. Öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin öğrenci üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, öğretmenlerin öğrencilerin duygularını açmalarını destekleyici tutumlar geliştirmesini sağlamak, sağlıklı öğrenci ve öğretmen ilişkilerinin kurulmasını sağlamak amacıyla, öğretmenlerin konu üzerindeki farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir.

 

Yorum eklemek için giriş yapın

Benzer Öğeler (etikete göre)